Gaziantep Çocuk Psikologu Merkezi

Gaziantep Çocuk Psikologu Merkezi

Çocuk Psikoloğu Arıyorsanız Yazımızı Okuyun !

ÇOCUĞUNUZUN PSİKOLOJİK SORUNLARINDA PSİKOLOĞA DANIŞMAK İÇİN BEKLEMEYİN !

Bazı ailelerin çocuklarında fark ettikleri psikolojik sorunların kendiliğinden geçmesini beklediklerini görüyoruz. Oysa çocuklardaki psikolojik sorunlar genellikle bir probleme işaret ediyor. Bu nedenle ailelerin durumu fark etmeleri ve uzman yardımına başvurmaları çok önemli.

Sorular ve Cevaplar:

çocuk psikoloğu arıyorum, kime başvurmalıyım?
Merkezimizdeki çocuk psikologlarından yardım alabilirsiniz.

çocuk psikoloğu ile görüşmek istiyorum?
İletişim bölümündeki telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.

Çocuk Psikoloğuna kaç yaşındaki çocuklar götürülebilir?
Çocuk – ergen psikologları 2-18 yaş arası çocuklar ile ilgilenmektedir.

Çocuk Psikoloğu  hangi hastanelerde var?
Genelde üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastanelerinde çocuk psikologları görev yapmaktadır. Ancak yoğunluk nedeniyle randevu almak oldukça zordur.

Çocuk Psikologları terapi yapar mı, ilaç yazar mı?

Çocuk psikologları ilaç yazmaz. Terapi eğitimine sahip uzman psikologlar terapi ve danışmanlık ile yardımcı olurlar.

Merkezimizde bulunan merkezimizde deneyimli uzman çocuk psikologları tarafından terapi uygulanmaktadır.

 

ÇOCUĞUNUZUN PSİKOLOJİK SORUNLARINDA PSİKOLOĞA NE ZAMAN BAŞVURMALISINIZ

Çocuk psikoloğuna ne zaman başvuracağınızı bilmek, çocuğunuzun gelişim sürecinde çok önemlidir.
Aile içi ilişkilerde  büyük krizler yaşanıyorsa ve çocuk bu durumdan derin bir şekilde etkileniyorsa,
Ayrılık, boşanma, işsizlik, aile bireylerinden birisinin yaşadığı önemli bir hastalık, kaza, ölüm ve yas gibi aileyi derinden sarsan ve çocuğu da derinden etkileyebilecek olaylar varsa,
Okuldan, doktorunuzdan, bakıcınızdan ya da bir arkadaşından gelen uyarılar yoğunlaştıysa,
Çocuğunuz yaşına göre öğrenmekte güçlük çekiyor, düşünsel ve duygusal gelişiminde gecikme oluyorsa,
Yaşıtlarına göre birtakım farklı yönlerini gözlemliyorsanız: Örneğin sürekli sızlanmak, uyumakta güçlük çekmek, sürekli yatağını ıslatmak, arkadaş edinememek, oyun oynamamak gibi,
Çocuğun bazı yönlerden gelişiminde dengesizlik hissediyorsanız ve bu dengesizlik onu rahatsız ediyorsa; örneğin fiziksel gelişimi mükemmel olduğu halde duygusal gelişiminde bir yavaşlık varsa (yaşına uygun olmayan hareketler yapmak, içine kapanıklık, çevreyle iletişim kuramamak vb.),
Özellikle;

Tavırlarında  ve ruh halinde ani değişiklikler yaşıyorsa : Örneğin uyku ve beslenme düzensizlikleri , düzgün konuşuyorken  kekelemeye başlamak gibi. Okulda ders dinlerken veya ders çalışırken dikkatini toparlayamıyorsa,

Sürekli altını ıslatıyorsa ve çocuk doktorunuz bunun fizyolojik bir nedeni olmadığını iddia ediyorsa, psikoloğa başvurarak çocuğunuzun psikolojik bir sorunu olup olmadığının değerlendirilmesini sağlamalısınız.

BELİRTİLERE DİKKAT!

Çocuğunuz dikkatini toparlayamıyorsa,

Sürekli gergin, huzursuz ve sinirliyse

Uyku düzensizlikleri yaşıyorsa

Aşırı halsizlik ya da hareketlilik varsa

Sürekli suçluluk duygusu çekiyorsa

Tüm bunlar problemin sinyalleri olabilir…

ÇOCUK PSİKOLOĞUNA  BAŞVURMAK  İÇİN

SORUN  ÇIKMASINI  BEKLEMEYİN!

Büyük çoğunlukla anne babalar çocuklarında gözle görülecek bazı davranış problemleri ortaya çıktığında çocuk psikoloğundan yardım almayı seçmektedirler. Bu durumda psikolog, problem iyice kökleşmiş ve derinleşmiş bir haldeyken aile ve çocukla karşılaşır. Ailelerin  ‘ büyüyünce geçer’ şeklindeki önyargısı tedaviyi geciktirmektedir. Bir kere şu tespiti yapalım ; ‘büyüyünce geçmez, daha da güçleşir.’ Çocuğun psikolojik gelişiminde gözle görülür herhangi bir aksama olmadan da çocuğun psikolojik gelişimini anlamak ve bilgilenmek için uzmana başvurulmalıdır. Özellikle okul öncesinde çocuğun hemen her yaşında anne baba olarak; bilgilenmek, varsa soru işaretlerine cevap bulmak için gidilir. Psikologa, bebeğe hazırlanmak, bebekle ilişki kurmanın psikolojik yönlerini keşfetmek, varsa ilk çocuğu kardeş doğumuna hazırlamak, okul öncesi eğitime hazır olup olmadığını, ilkokula hazır olup olmadığını anlamak vb. konularda sağlıklı gelişimle ilgili bilgiler almak için gidilebilir.

 

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

 

Gaziantep Aile Psikologu Hizmeti

Aile Danışmanı /Terapisti Nedir? Aile Danışmanı/ TerapistiKimdir?
Aile Danışmanlığı, aile fertlerinin sorunlarının üstesinden gelmesine yardım etmek için ailenin güçlerini ve sağlamlığını arttırmayı amaçlayan ayrıca bireylere sosyal destek sağlamaya yönelik bir terapi yaklaşımıdır. Aile Danışmanı/ Terapisti Psikoloji, Sosyoloji, Psikolojik Danışman ve Rehberlik, Sosyal hizmetler, Tıp ve Hemşirelik Bölümlerinden mezun en az 450 saat Üniversiteden Aile Psikoloğu (Danışmanı) Eğitimini almış kişilerdir. Bu kişiler aile yapılarını, aile üyelerinin birbirleriyle ilişkisini ve iletişimini ele alır. Aile Danışmanlığı sadece tek bir bireyi ya da tek bir etkeni değil bunlar arasındaki etkileşimi ele alır ve bütünü görmeyi amaçlar. Aile Terapisinde var olan sorunun kaynaklandığı kısımlardan çok bunu sürdüren ve devam etmesini engelleyecek etkenler üzerinde durularak aile fertlerine çözüm odaklı terapi modeli uygulanmaya çalışılır. Yaşanan sorunu başlatan nedenin sorgulanmasının bir yararı yoktur. Nedeni ne olursa olsun ortaya çıkan bir davranış, diğerinin davranışları ile sürdürülür, yani karşılıklı olarak birbirini etkileme vardır. Bireysel terapide müdahale bireyin duygu ve düşüncelerine yapılırken, Aile Terapisinde müdahale ilişkilere yapılır. Söz konusu problemin oluşumunda, devam etmesinde ya da çözümünde her bir aile üyesinin rolü anlaşılmaya çalışılır. Aile iletişimi ya da etkileşiminde değişiklik yapılarak sorunlara çözüm üretmeye çalışır.
Sağlıklı aile, yoluna çıkan her türlü soruna karşı bilinçli ve farkındalık düzeyi gelişmiş ve bu doğrultuda kendisine yol çizebilen ailedir. Bu aileler işlevlerini yerine getirebilen ailelerdir. Sağlıksız işlev gösteren ailelerde ise rollerin birbirine karışması, ailedeki hiyerarşinin bozulması, çatışma yönetiminde yetersizlik, problem çözme becerilerinin azlığı, iletişimde birbirine karışık mesajlar verme gibi özellikler görülür. Aile sisteminde ki bu tür problemler ruhsal problemleri de beraberinde getirmektedir. Aile bireylerinden birinde ortaya çıkan belirti aslında ailede varolan sorunlardan kaynaklanmaktadır. Yani aile iç içe geçmiş etkileşimler kümesidir ve tek bir birey tüm kümeyi etkileyebilir.
Aile Danışmanları/ Terapistleri bireylerin daha yeterli ve tatmin edici bir aile ortamına ve sosyal uyuma sahip olmaları amacıyla bu alanda eğitim almış uzmanlardır.
Neden Aile Danışmanı/ Terapisti?
Birçok çift ya da aile terapiye geldiğinde ilişkiden ya da terapiden ne beklediğini ifade etmekte güçlük çeker. Genellikle terapiye başvurmalarındaki temel neden olarak hayal kırıklıklarını tarif ederler. Beklentileri konuşulduğunda çoğunlukla ruh ikizi arayışı, koşulsuz sevgi ve destek gibi genel evlilik beklentilerinden bahsedilir. Görünürdeki bu beklentilerin ne kadar gerçekçi olduğu ve altta yatan temel sorunun ne olduğu terapide anlaşılmaya çalışılır. Ailelerin hedefleri ile varolan durum arasında ki ilişkiye ve tarafların kendilerine düşen sorumluluğu almalarına yardımcı olunur.
Yine bir çift için yeni doğmuş bir bebek ya da daha büyük bir çocukla ebeveynlik rolüne geçmek yıpratıcı bir deneyimdir. Böylesi ebeveynler terapiye geldiklerinde çaresiz şekilde, hayatı sürdürmenin temelleri ile ilgilenirler. Çiftin ebeveynliğe geçişte hissettiği baskı ve gerilimler bir çok şeyi beraberinde getirir, kendilerine ait zamanın kalmaması, maddi sorunlar, ebeveyn olmakla ilgili kafa karışıklıkları gibi durumlar çiftin ilişkisinin bozulmasına sebep olabilir. Çocuklarına yardım ederken ebeveynler kendi derin kırılganlıkları ile yüzleşebilirler. Aile Danışmanı/ Terapisti çiftlerin ebeveynliğin yaşamlarına kattığı yeni fırsatları keşfederek ebeveynlik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur.
Hangi durumda başvurulur?
Aile ortamında yaşanan huzursuzluk ve gerilimler
Çocuk, anne-baba ilişkisindeki problemler
Çocuk ya da ergende görülen uyum sorunları ve davranış değişiklikleri
Alkol- madde kullanımı
Depresyon
Boşanma veya ayrılma
Uyum sorunları
Cinsel sorunlar
Aile üyelerinden birindeki önemli bir sağlık sorunu
Aile içinde şiddetin varlığı
Bazen çeşitli yaşam olayları aile yaşantısını etkileyebilir; yeni bir çocuk, ekonomik krizler, bir aile üyesinin evden ayrılması gibi değişimlere uyum sağlamakta zorlanan aileler de aile ya da Evlilik Terapistine başvurabilirler.
Aile Danışmanlığında kullanılan teknikler nelerdir?
Bu terapide kullanılan teknikler çeşitlilik göstermektedir. Dünyada şu ana kadar ailelerle çalışmak üzere bir çok yaklaşım geliştirilmiş olup birkaç tanesi en sık olarak kullanılmakta olup, Psikoloğun nasıl bir formasyonda eğitim aldığıyla yakından ilgilidir. Ancak hangi teknikler kullanılırsa kullanılsın ailelerle, çiftlerle çalışmanın temel ilkeleri her durumda aynıdır. Önemli olan teknikten öte aile ile terapist arasındaki ilişkinin niteliğidir.
Aile Terapistinin/ Psikoloğunun özellikleri nelerdir?
Mesleki yasa ve etik prensipler doğrultusunda çalışır ve güvene dayalı bir ilişki kurar. Danışanların paylaşımlarını gizli tutar, terapide taraf tutmaz, ailenin bütün bireyleriyle iyi bir ilişki kurar. Kendi sınırlarını bilir ve gerektiğinde başka uzmanlara yönlendirir. Danışanların bireysel değerlerine saygı gösterir ve bu doğrultuda çözümler üretmelerine yardımcı olur. Toplumun her kesimindeki bireylerle çalışabilir, ırk, cinsiyet, din, ulusal kimlik ve cinsel tercihlere göre ayırmaz. Aile Psikoloğu, danışanların kendi kararlarını alabilme hakkına saygı gösterir ve danışanın alacağı kararların sonuçlarını kavramasına yardımcı olur.

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

Gaziantep Vajinismus Tedavisi Merkezi

Gaziantep Vajinismus Tedavisi Merkezi

Ülkemizdeki Vajinusmus Oranı Nedir?

Ülkemizde her 10 kadından biri vajinismus problemiyle karşı karşıya kalmış durumda. Ancak vajinismus hastalığı başlarda pek belirti vermeyebilir ve ilerleyen zamanlarda kadınların cinsel ilişkiden haz almamasına neden olabilir. Bu nedenden dolayı ilk olarak vajinismus nedirvajinismus belirtileri nelerdir sorusunun cevabını vermek gerekir.

Cinsel ilişki eylemini gerçekleştirirken erkeğin ve kadının haz alması ikili ilişkinin, özellikle evliliklerin daha mutlu geçmesi için oldukça gereklidir.

Ancak kadında veya erkekte gerçekleşen bir takım problemler cinsel ilişkide hazzı geri plana atabilir. Özellikle kadınlarda meydana gelen vajinismus hastalığı cinsel ilişki sırasında kadının duvar gibi hissetmesine neden olabilir. Vajinismus hastalığı belirtileri başta kadınlar tarafından fark edilemeyebilir. Bu nedenle ilk olarak vajinismus nedir, sorusunu cevaplamakta fayda görüyoruz.

Vajinismus nedir?
Vajinismus hastalığı cinsel ilişki sırasında kadının istemsizce kasılarak cinsel ilişkiyi neredeyse imkansız hale getirmesi durumudur.  Vajinismus hastalığında kadınlar panteriyle cinsel birliktelik yaşayamazlar.

Vajinismus hastalığı her bireyde farklı şekillerde kendini gösterebilir. Vajinismusun genel olarak belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz.

 

Vajinismus belirtileri nelerdir?

Cinsellikten korkmak

Cinsel ilişkiden çok fazla korkma hiçbir şekilde cinsel birlikteliği deneyememe durumu.

Ağrılı cinsellik 

Cinsel birleşmenin ağrılı ve zor bir şekilde gerçekleşmesi

Penisin vajinaya girememesi 

Kadının kendini kasması sonucu, penisin vajinaya sadece bir kısmının girebilmesi durumu.

Jinekolog korkusu

Kadın doğum doktoruna muayene olamama

Bacakların açılmaması 

Cinsel ilişki sırasında bacakların açılmaması durumu…

Vajinismus neden olur?
Vajinismus hastalığının tıbbı bir nedeni bulunmamaktadır. Kadının cinselliğe sıcak bakmaması durumu olan vajinismus hastalığı, genelde psikolojik olarak anlamlandırılmaktadır.  Kadınların geçmiş yıllarda yaşamış olduğu taciz vakaları, veya cinsellikle alakalı kafasında oluşturduğu olumsuz düşünceler vajinismus hastalığına neden olabilecek etkenler arasında görülmektedir.

 

 

 

 Vajinismus Sorunu Yaşayan Herkes Bu Tedaviye  Katılabilir mi?

Evet bu problemi yaşayan bütün çiftler tedavi edilebilir. Seanslara zamanında, istekli ve her iki çiftle birlikte devam etmek  bu tedavinin ortadan kaldırmasını sağlayacaktır.

 

Gaziantep Vajinismus Tedavi Merkezi

Alanında uzman kadromuzla hizmetinizdeyiz.

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

 

Gaziantep Panik Atak Tedavisi

Gaziantep Panik Atak Tedavisi

Gaziantep Panik atağın bir anda ortaya çıkan, kişide hayati tehlike duygusu oluşturan bir durum olduğunu belirten Psikoterapist, çeşitli yöntemlerin kullanıldığı panik atak tedavisinde %70 başarı sağlandığını söyledi.

 

Sadece panik ataklarla devam eden hastalığa panik bozukluk deniyor. Panik bozuklukta; iyi hissedilen zamanlarda, tekrar panik atak gelecek korkusu yoğun olarak yaşanıyor.

Bu durumdaki kişiler için panik atakların hayatın önemli bir parçası olduğunu belirten

 

Psikoterapist Doç. Dr. İbrahim Halil CAN, panik atak esnasında kişinin yaşadığı sorunları şöyle aktarıyor:

‘Şiddetli kalp çarpıntısı, nefes almada güçlük, boğulma hissi, terleme, titreme, uyuşma, nefesinden kesilme hissi yaşar. Bunun dışında delirme korkusu, kontrolünü yitirme duygusu meydana gelir. Bayılma hissi, etrafın yabancılaşması ve kendine yabancılaşma olabilir. Bunlar kişiyi dehşete düşürür, çaresiz bırakır. Tedavi için kişi, birçok defa acil servise başvurur. En son olarak psikiyatriste gelir. Hastalar için en zor olan, ilaçları kullanma kısmıdır. İlaçların da panik atak oluşturma ihtimalini düşünerek, ilaç kullanmak istemezler.”

PANİK ATAK TEDAVİSİNDE ETKİLİ OLAN 6 YAKLAŞIM

Panik bozukluk tedavisinde yüzde 70 oranında başarılar sağlandığını dile getiren Üney, tedavi yöntemleri hakkında şunları söyledi:

İlaç Tedavisi: Bir kısım panik bozukluk hastası için ilaç kullanmak zorunludur. İlaçlarla ilgili, birçok yanlış bilgi vardır. Hepsinin bağımlılık yaratacağı düşünülür. Oysaki az bir kısım ilaçta bağımlılık riski vardır. İlaçların panik atakları artırma riski yoktur. Sadece ilaçların etkisi 2-3 haftadan erken başlamadığı için; bu dönemde kişi, gene panik ataklar yaşayabilmektedirler.

Psikoterapi: Panik bozukluk hastalarında uygulanan psikoterapi (konuşma tedavisi) oldukça faydalı olabilmektedir. Bir kısım psikoterapilerde, psikoterapist hastaya ödevler verebilir.

Nefes egzersizleri: Panik ataklar esnasında nefes egzersizleri oldukça etkindir. Ancak daha önce hiçbir egzersiz yapmamış, sadece atak esnasında yaparsa çoğunlukla başarısız olur. Bu nedenle atak dışında da egzersiz yapılmalıdır. Nefes egzersizinde kişi derin nefes alıp içinde 5 saniye tutup tüm nefesini boşaltır. Nefes burundan alınıp ağızdan verilir. En az 10 kez yapılır.

Bilgilenmek: Kişiye panik atağın ne olduğu öğretilir. Bu atakların ona zarar vermeyeceği, ölmeyeceği, çıldırmayacağı ya da kontrolü kaybetmeyeceği anlatılır. Bunun yanında; tedavinin başlarında, her şeye rağmen panik ataklar gelebileceği konusunda bilgi verilir.

Alkol ve uyuşturucu maddelerden uzak durmak: Bir kısım hastanın panik atağı, uyuşturucu kullanırken oluşmakta ya da artmaktadır. Bu nedenle uyuşturucu kullanmak panik atakları artırır. Alkol kullanımı sonrasında; özellikle bir gün sonra, kişide panik atak oluşabilir.

Fiziksel egzersiz: Haftada 5 gün, en az 30 dakika orta şiddette egzersiz (koşma, bisiklete binme, yüzme) faydalı olmaktadır. Orta şiddette egzersiz; nabzın 120’nin üzerine çıkması gereken egzersizlerdir. En az 10 hafta, bu egzersiz yapılmalıdır.

PANİK ATAK ANINDA NE YAPMALI?

 

  1. Anksiyete krizinin başladığını hissettiğinizde 3-3- 3 kuralını uygulayın.

Etrafınıza bakın ve gördüğünüz üç şeyin ismini söyleyin. Ardından duyduğunuz üç sesi söyleyin. Son olarak vücudunuzdaki üç bölümü; bileklerinizi, parmaklarınızı ve kolunuzu oynatın. Bir anksiyete krizinin başladığını hissettiğiniz anda bu kuralı uygulamanız zihninizde ışık hızıyla dönen kaygılı düşüncelerden kurtulmanıza ve sakinleşmenize yardımcı olacaktır.

  1. Ayağa kalkın ve vücudunuzu dik tutun.

Kaygılı ya da korkmuş olduğumuz zamanlarda bilinç altından gelen bir motivasyonla öne eğilerek kalbimizin ve akciğerlerimizin bulunduğu vücudumuzun üst kısmını korumaya çalışırız. Bu doğal reaksiyona anlık bir çözüm olarak omuzlarınızı geriye atın ve vücudunuz dik bir şekilde ayağa kalkın. Böylece vücudunuza her şeyin normal olduğu mesajını vererek sakinleşmenize yardımcı olabilirsiniz.

  1. İçinde bulunduğunuz an’a odaklanın.

Anksiyete geleceğe odaklı bir zihin durumudur. Biraz sonra olacaklar hakkında kaygılanmak yerine kendinizi şu an’a odaklayın. Kendinize “Şu anda tam olarak ne oluyor?”, “Güvende miyim?”, “Şu anda yapmam gereken bir şey var mı?” diye sorun. Kaygılanmanıza neden olacak bir şey olmadığını kendinize bilinçli olarak hatırlatın. Gerekirse günün farklı bir saatinde kaygılarınızı yeniden değerlendirmek için kendinizden bir “randevu” alın. Böylece aklınızda dolaşan, olma ihtimali uzak senaryoları belirli bir saat dilimine yönlendirip sakin bir şekilde gününüze devam edebilirsiniz.

 

  1. Derin nefes alıp verin.

Derin nefes alıp vermek sakinleşmenize yardımcı olur. Farklı egzersizlerde olduğu gibi belirli bir sayıda nefes alıp vermeye odaklanarak kaygılanmanıza gerek yok, alıp verdiğiniz nefeslerin derin ve eşit olması yeterli. Böylece sakinleşerek yeniden odaklanmayı sağlayabilirsiniz.

 

  1. Yaşadıklarınızı yeniden isimlendirin.

Panik ataklar, kendinizi sanki bir kalp krizi geçiriyormuşsunuz, ölecekmişsiniz gibi hissetmenize neden olabilir. Böyle anlarda kendinize yaşadığınız şeyin bir panik atak olduğunu, bunun aslında zararsız ve geçici bir durum olduğunu ve yapmanız gereken hiçbir şey olmadığını hatırlatın. Yaşadığınız fiziksel belirtilerin yaklaşan ölümün habercisi değil, sizi hayatta tutan savaş & kaç mekanizmasının belirtileri olduğunu tekrarlayın. Panik ataklar hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz ‘Panik atak ile nasıl savaşabiliriz?‘ adlı blog yazımızı da okumanızı öneririz.

 

  1. Düşüncelerinizin doğruluğunu yeniden kontrol edin.

Anksiyete yaşayan kişiler genellikle olabilecek en kötü olasılığa odaklandıkları için kendilerini muazzam bir kaygı içinde bulurlar. Bu düşüncelerinizin ne kadar gerçekçi olduğunu yeniden değerlendirin. Örneğin iş yerinde yapmanız gereken bir sunum sizde anksiyeteye neden oluyorsa başarısız olacağınızı değil bu sunuma hazırlıklı olduğunuzu, bazı şeyler kötü gitse de sonunda başarılı olacağınızı düşünün. Korkularınızı yeniden değerlendirmek beyninizi kaygı verici düşüncelere karşı eğitebilmenize yardımcı olur. Daha fazla ipucu için iş yerinde panik atak krizi ile başa çıkmanın yolları yazımıza göz atabilirsiniz.

 

  1. Kendinizi meşgul edin.

Ayağa kalkın, küçük bir yürüyüşe çıkın ya da o anda dikkatinizi dağıtmanızı sağlayacak fiziksel bir şey ile meşgul olun. Zihninizi öğrendiği kaygılı düşünce kalıplardan uzaklaştırmanız kontrolü yeniden elinize almanızı sağlayacaktır.

 

  1. Krizin başlayacağını hissettiğiniz anda şekerden uzak durun.

Her ne kadar stresli olduğumuz zamanlarda bir parça çikolataya uzanmak birçoğumuzun aklına gelen ilk şey olsa da araştırmalar fazla şeker tüketiminin anksiyeteyi kötü etkilediğini gösteriyor. Bir anksiyete atağının başladığını hissettiğiniz zamanlarda şekerli gıdalara yönelmek yerine bir bardak su için ya da protein oranı yüksek besinler tüketin. Proteinli besinlerin sindirimi daha yavaş olacağı için vücudunuz buradan gelen enerjiyi kendisini toplarken kullanabilecektir.

 

  1. Yakınlarınızı arayarak ikinci bir fikir alın.

Yakın bir arkadaşınızı ya da ailenizden birini arayarak aklınızdan geçen kaygılı düşünceleri onlarla da paylaşın. Düşüncelerinizi sesli bir şekilde başka birine söylemeniz, bu düşüncelere sizin de yeni bir bakış açısıyla bakmanıza yardımcı olacaktır.

 

  1. Komik bir video seyredin.

Araştırmalar, gülmenin psikolojik ve fiziksel sağlığımız için birçok pozitif etkisinin yanında anksiyeteyi azaltmakta da etkili olduğunu gösteriyor. Anksiyete atağının başladığını hissettiğiniz zamanlarda dikkatinizi kaygılı düşüncelerden komik bir videoyla uzaklaştırmak hem rahatlamanıza hem de gülümsemenize yardımcı olacaktır.

 

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

 

Gaziantep Evlilik Psikoloğu

Gaziantep Evlilik Psikoloğu

GAZİANTEP TE EVLİLİK PSİKOLOĞU  NE YAPAR?

Eşlerin aralarında yaşadıkları ve çözemedikleri problemleri, bu konuda eğitim ve deneyim sahibi bir Psikolog, Psikolojik Danışman, Sosyolog, Hemşire ve Aynı zamanda Evlilik Psikoloğu, Aile Danışmanlığı eğitimi almış bir evlilik Psikoloğu tarafından ilk olarak değerlendirilir. Sonraki süreçte, evlilik Psikoloğuna özel bazı tekniklerle eşlerin bu problemleri çözmeleri için gerekli motivasyonu kazanmaları, yaşadıkları problemlere farklı bakış açısı kazanmaları ve karşı tarafa empati ve sabırla yaklaşabilmeleri amaçlanır. Bazı durumlarda, eşlere evde uygulamaları için ev ödevleri verilebilir. Bütün süreçteki amaç, eşlerin arasındaki  ilişki mümkün olan en az sorun seviyesine getirmektir.

HANGİ DURUMLARDA EVLİLİK PSİKOLOĞUNA GİDİLMELİ?

Hiç sorun yaşanmayan ve mükemmel olan bir evlilik olmadığını düşünüyorum. Her evlilikte sıklıkla minik problemler ara ara da daha büyük problemler yaşanması muhtemeldir. Yaşadığını problemler küçük de olsa, kendi aranızda çözemiyorsanız, ufacık problemlerde dahi günlerce aranızı düzeltmiyorsanız, kendi aranızda sağlıklı bir şekilde; karşı tarafın kişiliğine zarar vermeden tartışamıyorsanız ve kendinizi evliliğinizden dolayı mutsuz hissediyorsanız kesinlikle evlilik Psikoloğu ile görüşmelisiniz diyebiliriz. Ama burada dikkat edilmesi gereken bir noktayı gözden kaçırmamak lazım; eşler genelde bıçak kemiğe dayanınca, boşanmadan önce son çare diye evlilik Psikoloğuna başvurmaktadırlar. Bu durum evlilik Psikoloğu sürecini ciddi anlamda zorlamaktadır. Bu neden problemler kronikleşmeden, ilişki kangren olmadan önce evlilik terapistine başvurmalısınız.

EVLİLİK PSİKOLOĞUNA BAŞLICA BAŞVURU SEBEPLERİ:

  • Eşler arasındaki iletişimsizlik,
  • Ailelerin evliliğe müdahale etmesi ve eşlerin bu konuda gerekli sınırları çizememesi,
  • Eşler arasında öfke kontrol problemleri
  • Aldatma ve sadakatsizlik sorunları
  • Eşlerin üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi
  • Eşlerin birbirine karşı ilgi ve sevgilerinin azalması,
  • Eşler arasında yaşanan cinsel problemler,
  • Çok sık tartışma ve küsmelerin olması gibi konular  evlilik Psikoloğuna başlıca başvuru sebepleri arasında sayılabilir.

 

EVLİLİK TERAPİSİNDE NE YAPILMAZ?

Eşler içinde bulundukları stresli durumlardan dolayı, bazı durumlarda, evlilik Psikoloğuna ilişkin farklı beklentiler içine girebiliyorlar.

  • Özellikle sık karşılaştığımız bir beklenti, evlilik terapistini bir şikayet makamı gibi görüp, eşini evlilik terapistine şikayet etmek.
  • Bir diğer beklenti ise, evlilik psikoloğundan problemlere  bir yargıç gibi yaklaşmasını beklemek ve kimin haklı kimin haksız olduğuna yönelik ger bildirimler vermesini beklemek diyebiliriz.
  • Yine sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesi, evlilik psikoloğunun sizin adına karar vermesini istemektir. Bir diğer yanlış beklenti ise, bir sefer evlilik psikoloğuna gideriz ve her şey hallolur.  Evet biz de isterdik bir seansta bütün problemleri çözebilmeyi ancak böyle bir yeteneğimiz maalesef yok. Bir seferde bütün problemleri halledebileceğini iddia eden yerlere gitmeden de en az 3 kere düşünmek gerekir. Çünkü bilimsel olarak böyle bir durum söz konusu değildir. Evlilik Psikoloğu bir süreçtir. Süreç içinde eşlerin düzenli gelmeleri ve kendinden istenenleri yapmaları olumlu sonuç almak adına çok önemlidir.
  • Ve unutulmamalıdır ki Evlilik Terapistinin elinde sihirli bir değnek yoktur. J

 

Bu tür beklentiler ile evlilik Psikoloğuna başvurmamak gerekir. Çünkü bu beklentiler evlilik Psikoloğunun temeli olan problem çözme amacının tam tersidir.

Sizin de iyi bir Evlilik Terapistine ihtiyacınız varsa lütfen iletişime geçiniz ve randevu alınız.

 

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

 

Gaziantep En İyi Psikolog

Gaziantep En İyi Psikolog

Psikoterapi insanın hayatını etkileyebilecek deneyimlerden biridir. Psikolojik olarak yaşadığınız sıkıntılar günlük yaşamdan iş hayatına, aile ilişkilerindenbireysel huzura kadar her alanda etki ediyor olabilir. Bu sancılı süreçten çıkmak imkansız bir hal alıncaya dek genelde profesyonel bir yardım peşinde koşmayız. Ama bir gün artık dayanılmaz bir rakdeye gelince uygun bir uzman psikoloğa ulaşma çabasına gireriz. Bir psikolog bulma süreci de genelde düşünüldüğü kadar kolay olmaz. Gaziantep gibi yüzlerce psikologun olduğu bir şehirde bile… Hatta belki de ulaşılabilecek psikolog /psikolojik danışman sayısı arttıkça kafa karışıklığı bir o kadar artıyor. Böyle bir durumda akla ilk gelen internet üzerinden ‘En iyi psikolog Gaziantep’’ şeklinde arama yapıp iyi bir uzmana ulaşmaya çalışmak… Bazen de diğer insanların deneyimlerini merak ederek ‘Gaziantep psikolog tavsiye’ şeklinde aramalar yaparız. Bu iki arama sonunda karşımıza yüzlerce sonuç çıkmaktadır. Peki, gerçekten ulaştığımız bu kimseler en iyileri mi yoksa reklamını en iyi yapanlar mı?

            En iyi Gaziantep psikologlarıpsikolojik danışmanları bulmak için sıkça izlenen bu yol pek de işe yaramıyor çoğu zaman. Bu yazımızda bir psikologa / psikolojik danışmana ulaşırken aklınızda bulundurmanız gereken bazı önemli ayrıntılardan bahsediyor olacağız.

Her şeyden önce bu yazıda vermeye çalıştığımız en iyi psikologdan ziyade size en iyi desteği verecek psikologa / psikolojik danışmana ve Aile Danışmanına ulaşın mesajıdır.

Gaziantep’da psikolog ararken size sunabileceğimiz tavsiyeler şöyledir:

 

ALAN MEZUNU PSİKOLOG, Psikolojik Danışman, ve Aile Danışmanlarına Ulaşın.

Her ne kadar basit gibi görünse de önemli bir konudur bu. Çünkü alan mezunu olmayıp kendini psikolog / psikolojik danışman / Aile Danışmanı olarak tanıtan sayısı azımsanamayacak düzeydedir. Bunu anlamanın en iyi yolu ister telefon görüşmenizde ister yüz yüze yaptığınız görüşme de psikologa / Aile Danışmanına/psikolojik danışmana diplomasını sormaktır. Hatta size göstermesini talep etmenizdir. Bu konuda çekinmenizi gerektirecek herhangi bir durum yoktur. Bilakis işini layığıyla yapmaya çalışan bir uzman bu tavrınızı beğenecek ve destekleyecektir.

PROBLEMİNİZLE İLGİLİ ÇALIŞAN PSİKOLOGA ULAŞIN 

Her ne kadar hala tıp alanında olduğu gibi çalışma alanları kesin çizgilerle ayrılmamış olsa da(ileriki zamanlarda bu ayrışmanın olacağı kesin) psikologlar / psikolojik danışmanlar/Aile Danışmanı genelde birkaç alana odaklanır ve çalışmalarını bu alanlarda derinleştirirler. Aile ve çift terapisiyle ilgilenen bir psikologdan iş hayatıyla ilgili destek talep etmek bir kardiyologdan dermatoloji konusunda yardım talep etmeye benzetilebilir. Bu noktada psikoterapiye başlarken bu ayrımı yapabiliyor olmanız önemlidir.

 

İLAÇ TEDAVİSİ GEREKTİREN PSİKİYATRİK DURUMLARDA SADECE KLİNİK BİR PSİKOLOGDAN DESTEK ALIN

         Klinik psikolojipsikoloji biliminin uzmanlık alanlarındandır. Psikopatolojik bir durumda size en iyi desteği verebilecek psikolog klinik psikologdur.Anksiyete bozuklukları, Opsesif kompulsif bozukluk, major depresyon, yeme bozuklukları, intihar düşüncesi, maddenin kötüye kullanımı, kişilik bozuklukları insanın hayatını ciddi anlamda etkileyek psikopatolojik durumlara örnek olarak gösterilebilir. Eğer bu gibi konularda desteğe ihtiyacınız varsa en doğru adrestir klinik psikolog’a ulaşın

 


TERAPİ TÜRLERİ PSİKOTERAPİ SÜRECİNİZİ ETKİLER 


Psikolojik rahatsızlıklar
la mücade ederken başvurulan terapi yöntemleri vardır. Her terapi yönteminin içinde bulunduğunuz duruma göre sağladığı avantajlar farklıdır. Bilişsel-davranışçı terapibütüncül terapi, varoluşçu terapiler, oyun terapisipsikodinamik terapiler, EMDR terapisi, grup terapisi gibi onlarca terapi türü vardır. Psikologlar bu terapi eğitimlerini aldıktan ve süpervizyonlarını tamamladıktan sonra psikoterapist ünvanını kullanabilirler. Genelde bir psikologpsikolojik danışman bir veya birkaç terapi türünde çalışmalarını sürdürür.


HER ALANDA HİZMET VEREN DEĞİL SINIRLI KONULARDA HİZMET SUNAN PSİKOLOGA ULAŞIN 

’Her konuda çalışıyoruz.’’ gibi bir ifade iyi bir psikologun kullanacağı türden değildir. Yüzlerce psikolojik durum söz konusuyken bir uzman psikologun/Aile Danışmanının tüm alanlarda hizmet veriyor olması mümkün değildir. İlk maddeyle paralellik gösteren bu açıklamayı yapma nedenimiz bazı danışanların birçok konuda çalışan psikologlara daha iyi psikolog gözüyle bakmalarından kaynaklanmaktadır. ‘’Kesinlikle öneririm hayattan bezmiştim şu psikologa gitmeden önce, bana çok iyi geldi. Gerçi senin durum biraz farklı ama o psikolog her konuda çalışıyor.’ gibi bir tavsiyeden koşarak uzaklaşın.

EN PAHALI PSİKOLOG EN İYİ PSİKOLOG DEĞİLDİR.

Özel merkezlerinde çalışmalar yürüten Aile Danışmanı / psikologlar / psikolojik danışman için bir ücretlendirme yönetmeliği Türkiye’de bulunmamaktadır. Bu da her psikologun birbirinden çok farklı fiyatlarla hizmet vermesine fırsat vermektedir. Gaziantepdaki psikolog / psikolojik danışman / Aile Danışmanı ücretleri semtten semte, psikologdan psikologa farklılık göstermektedir. Hatta aynı psikologun farklı semtlerde verdiği hizmetlerin farklı ücretlendirilmesi de söz konusu olabilmektedir. Psikologun eğitimlerinden tutun verdiği hizmet çeşidine, unvanına, popülerliğine kadar her şey seans ücretine yansımaktadır. Ama bu her zaman iyi psikologun seans ücretinin daha fazla olması gerektiği anlamına gelmez. Bireysel doyum, ofis masrafları, psikolojik desteğe yaklaşım politikası, şehirdeki rekabet gibi durumlar da ücretlendirme üzerinde oldukça etkilidir.


GENÇ PSİKOLOG MU OLGUN PSİKOLOG MU? 

Muhtemelen birçok danışan alanda uzun yıllardır çalışan psikologlardan hizmet almanın daha doğru olduğunu düşünmektedir. Yalnız danışanların bu soruya yaklaşma biçimini değiştirmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Alanda uzun yıllar çalışan psikologdan ziyade gelişmeleri takip edebilen, sürekli kendini yenilemeyi ilke edinmiş psikolog / psikolojik danışman olmak alanda uzun yıllar çalışmaktan ya da daha fazla danışan görmüş olmaktan daha kıymetlidir. Psikoloji bilimi genç bir bilim dalıdır. Her yıl binlerce yeni çalışma yayınlanmaktadır. Dönem dönem psikoloj dünyasının seyrini değiştirecek yeniliklere imza atılmaktadır. Aynı problem üzerinde daha etkili yöntemler geliştirilmektedir. Bu hareketliliği takip edebilen ve pratik olarak danışanlarında daha iyi bir süreç yürütmek adına bunları kullanabilenpsikologun yaşının çok da önemli olmadığını savunmaktayız.

Sonuç olarak binlerce iyi psikologa / psikolojik danışmana ulaşabilirsiniz. Ama her iyi psikologun sizin için en iyisi olmadığını anlamanız gerekmektedir. Başkasının tavsiyeleriyle hareket etmek yerine konuyla ilgili bilinçlenmek ve probleminizde birlikte yolculuğa çıkacağınız psikologu yukarıdaki kriterlere göre seçmek size daha anlamlı sonuçlar doğuracaktır.

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

 

Gaziantep Yetişkinlerde Travma Terapisi

Gaziantep Yetişkinlerde Travma Terapisi

Yetişkinlerde Travmatik yaşantılar bireylerin yaşamsal bütünlüğünü tehdit eden olaylardır. Örneğin deprem, sel gibi doğa kaynaklı afetler ya da savaşlar, terör, kazalar, cinsel ya da fiziksel saldırıya uğrama, işkence görme, çocuklukta yaşanan cinsel taciz ve tecavüzler, yaşamı tehdit eden bir hastalık tanısının konması, bir yakının kaybı gibi kişinin başa çıkma yetisini zorlayan durumlar Yetişkinlerde Travmatik olaylara örnek verilebilir.

 

Bireyler, Yetişkinlerde Travmatik olay sırasında veya sonrasında korku, dehşet, çaresizlik, utanç ve suçluluk gibi tepkiler verdiyse bu tür olaylar artık psikolojik açıdan Yetişkinlerde Travmatik olaylar ya da psikolojik Yetişkinlerde Travmatik olaylar (psikolojik Yetişkinlerde Travma) olarak adlandırılır.

 

Yetişkinlerde Travmatik stres tepkileri kişilerin bu olayları doğrudan yaşaması, olaya tanık olması, bu tür bir olayın sevdiği birinin başına geldiğini öğrenmesi ya da bu olaylara mesleki kanallarla maruz kalması sonucu ortaya çıkabilir.

 

Yetişkinlerde Travma sonrası görülebilen tepkiler tekil belirtilerden bozukluklara uzanan geniş bir yelpazede olup çok çeşitlidir. Psikolojik Yetişkinlerde Travmaların tedavisinde EMDR ve Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemlerinin etkinliği çok sayıda çalışma tarafından gösterilmiş olup uzun yıllardır güvenle uygulanmaktadır.

 

Yetişkinlerde Travma Terapisi

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Yetişkinlerde Travma Merkezi, Yetişkinlerde Travma Terapisi ile Yetişkinlerde Travma yaşayanlara danışmanlık hizmeti vermek, afetlerin ve diğer Yetişkinlerde Travmatik olayların bireylerde yarattığı olumsuz etkileri azaltmak amacıyla kurulmuştur. DBE ülkemizde afet sonrası müdahale eğitimindeki boşluğu kapatmak üzere, kendilerini geliştirip becerilerini artırmak isteyen meslektaşlarımıza eğitim desteği sağlama görevini de sosyal bir bilinçle üstlenmektedir. DBE Yetişkinlerde Travma Merkezi araştırmanın, yeni düşünce ve yaratıcılığın geliştirildiği, desteklendiği ve yaygınlaştırıldığı bir merkezdir.
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü çalışanları, 1999 deprem felaketleri, 2000 Hatay sel felaketi, 10 Eylül 2001 Taksim Bombalama olayı, 2002 Afyon depremi ve 2003 Ocak ayında gerçekleşen THY uçak kazası sonrasında yürütülen Yetişkinlerde Travmaya müdahale çalışmalarında aktif olarak görev yapmıştır.

Hedefimiz bu merkezin Türkiye’nin diğer bölgelerinde kurulacak Yetişkinlerde Travma Merkezleri için bir model oluşturmasıdır.

Yetişkinlerde Travma nedir?

Günlük rutin işleyişi bozan, aniden, beklenmedik bir şekilde gelişen, dehşet, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar, Yetişkinlerde Travmatik yaşantılar olarak tanımlanabilir. Yaşanmış olan bir trafik kazası, doğal afet – deprem ya da sel – taciz ya da daha zorlayıcı bir yaşantı veya on beş yıllık evlilikte atılmış olan ilk tokat bu konuya örnek oluşturabilir. Biraz daha ayrıntılandırırsak;

Yetişkinlerde Travmatik yaşantılar;

İnsan eliyle oluşanlar 
Kaza ile olanlar: 
Trafik, uçak, gemi vb. kazalar
Yangın, tüp patlaması,
Nükleer kazalar, grizu patlaması vb…

Bilerek oluşturulanlar: 
Savaşlar,
Kitle katliamları, soykırımlar
Toplama Kampları
Tecavüz, Taciz
Terör eylemleri

Doğal yollarla oluşanlar:
Deprem, sel
Kasırga, yer kayması
Yanardağ patlaması

 

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

 

Gaziantep Yetişkin Danışmanlığı Merkezi

Gaziantep Yetişkin Danışmanlığı Merkezi

Her birimiz hayatımızın çeşitli evrelerinde bir takım zorluklarla karşılaşıyoruz. Yaşamış olduğumuz sorunlar özel hayatımızı, sosyal ilişkilerimizi olumsuz etkileyebiliyor. Kişiler arası ilişkileri iyi yönetemediğimizi hissediyor, problemlerimizin çözülemeyeceği konusunda umutsuzluk yaşayabiliyoruz. Kararsızlıklar, aile içi sorunlar, iş yerinde yaşadığımız stres vb. birçok durum bizi her gün zorlamakta.

Yaşadığımız zorlantılar, psikosomatik rahatsızlıklar dediğimiz hiçbir fizyolojik sebepten kaynaklanmayan baş ağrıları, mide ağrıları, uykusuzluk, deri hastalıkları ve saç dökülmeleri gibi bedensel rahatsızlıkları da beraberinde getirebiliyor.

Yaşadığımız tüm fizyolojik, duygusal ve sosyal sorunlar hayatımızın kalitesini azaltan içinden çıkılması güç labirentler gibi gözükseler de aslında sadece problemlerle başetme becerilerimizi güçlendirerek bu sorunların üstesinden gelmemiz mümkün.

Yetişkin danışmanlığı, yetişkinlerin yaşamakta olduğu sosyal, duygusal ve aile içi sorunları kapsamaktadır. Psikolium’da yetişkin danışmanlığı hayatınızı yönetebilmeniz adına sizlere yardımcı olacak bireysel danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Hangi Konularda Yetişkin Danışmanlığından Faydalanabilirsiniz?

  • Aile içi sorunlar
  • Aldatılma ve aldatma
  • Stres/ Stresle başetme
  • Öfke kontrolü sağlama
  • Uyku sorunları
  • Kişiler arası iletişim problemleri
  • Depresyon/ Çökkünlük/ İstesizlik
  • Panik atak/ Panik bozukluk
  • Sosyal fobi/ Sosyal kaygı/ Anksiyete
  • Yeme bozuklukları
  • Bağımlılıklar (Akol, madde ve sigara bağımlılıkları)
  • Geçmiş yaşantı ve travmalar
  • Ayrılık depresyonu
  • Kayıp ve yas süreçleri
  • Takıntılar(OKB/obsesyonlar ve kompulsiyonlar)
  • Panik atak
  • Depresyon
  • Anksiyete bozuklukları /Fobiler

YETİŞKİN DANIŞMANLIĞI

Yetişkin danışmanlığı kişinin kendini tanıyabilmesini buna bağlı olarak da hayattan daha fazla zevk almasını sağlamak amacını gütmektedir. Günümüzde iş yoğunluğu, trafik yoğunluğu vb. problemler kişilerin özellikle ruh sağlığını ciddi derecede bozmaktadır. Bu yoğun tempo içerisinde kendisine ayıracak bir vakti bulunmayan birey ciddi ruhsal travmalar yaşar buna paralel olarak da kişinin hayatı ciddi boyutlarda hasarlar görür.

İşte günümüzde bireylerin bu tür sorunlar ile karşılaşmamalarını veya karşılaştıkları bu sorunları tedavi etmek amacı ile uzman kişilerce yetişkin danışmanlığı hizmetleri verilmektedir.

Kişi ailesi ile yaşadığı problemler, evliliğindeki huzursuzluklar ve hayattan eskisi gibi zevk alamama gibi olumsuz durumlardan dolayı yetişkin danışmanlığı hizmeti veren uzmanlara başvurmaktadırlar. Yetişkin danışmanları ise bireylerin bu sorunları doğrultusunda yaşadıkları duygusal sorunlar ile baş edebilmeleri, sorunları tetikleyen nedenleri bulabilmeleri, yaşantılarını daha iyi anlayabilmeleri ve yaşam kalitelerini artırabilmeleri amacıyla bu hizmetleri profesyonel bir şekilde vermektedirler.

Yetişkin Danışmanlığına Konu Olan Sorunlar

 

  • Duygu durum bozuklukları
  • Kişilik bozuklukları
  • Yeme bozuklukları
  • Kaygı bozuklukları
  • Strese bağlı problemler
  • Sosyal beceri eksikliği
  • İlişki problemleri
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Uyum ve davranış problemleri

 

Yetişkin Danışmanlığı Neyi Hedefler?

 

Yetişkin danışmanlığı, bireyin kendi yeteneklerinin, becerilerinin ve ilgilerinin farkına varabilmesini bu doğrultuda hayatına yön verebilmesini amaç edinmektedir. Ayrıca Kişisel veya toplumsal problemlerini belirleyerek kendi kendilerine çözümler üretebilmelerini amaç edinmektedir.

Yetişkin Danışmanlığı hizmeti alan bireyler farklı bir bakış açısına sahip olarak daha önce yorumladıkları olayları daha gerçekçi ve tutarlı bir şekilde ele alarak hayatlarında uzun vadede başarıyı yakalarlar.

 Yetişkin Danışmanlığı Hizmetlerinin Bireye Kazandırdıkları

 

  • Etkili iletişim kurabilme
  • Olaylara gerçekçi ve tutarlı bir bakış açısı ile bakabilme
  • Başkalarına hayır diyebilme
  • Etkin kararlar verebilme
  • Verimli çalışabilme
  • Negatif düşüncelerden silkinebilme
  • Üzüntü ve kayıplarla baş edebilme

Yetişkin danışmanlığı yukarıda saymış olduğumuz kazanımların yanı sıra daha birçok konuda bireylere fayda sağlamaktadır. Sizde yetişkin danışmanlığı ile ilgili olarak detaylı bilgi almak istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Bu yazı kariyerakademiGaziantep.com isimli internet sitesinden alınmıştır.

 

 

 

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.

 

Gaziantep Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir Nasıl Tedavi Edilir

Gaziantep Stresle Başa Çıkma Merkezi, Stres Nedir? Nasıl Tedavi Edilir ?

Günlük yaşamda stresi tetikleyebilecek pek çok çevresel etken bulunuyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan kişiler için, stres neredeyse
yaşamın bir parçası haline gelmiş durumda. Çalışanlar bir günün çoğunu iş yerlerinde geçiyor, her gün büyük çoğunluk trafikte saatler harcıyor, eve döndüğünde ise bir miktar rahatlama hissinin ardından evdeki sorumluluklar baş gösteriyor.

Stres yaşamamıza neden olan  etkenler kişiden kişiye farklılık gösterse de, hepimiz için bazı ortak etkenlerden bahsetmek mümkün. Bunlar arasında gelecekle ilgili bazı kaygılar, bir işi  belirli bir  tarihe yetiştirme çabası, başkalarının hoşumuza gitmeyen davranışları, birtakım mantıksız ve olumsuz düşünceler, maddi kaygılar, yoğun iş temposu ve diğerleri…Peki bütün bunları yaşarken bedenimizde neler olup bittiğinin farkında mıyız?

Stres altındayken beden sürekli ‘’hayatta kal’’ uyarısında bulunur. Bu da tehlike anında vücutta stres hormonunun  salgılanmasına sebep olur. Stres hormonunun salgılanıyor olmasıysa her zaman kullandığımız düşünme becerileri olan değerlendirme, planlama, karar verme, bilgi kaydetme gibi süreçleri baskılar. Sonuç olarak stres oluşturan şeye karşı bir değerlendirme ve plan yapmadan hareket etmiş oluruz. Sürekli stres verici bir duruma maruz kalıyor olmak zaman içerisinde vücudumuzda bazı sağlık problemleri oluşmasına neden  olur. Çeşitli kalp rahatsızlıkları, kronik yüksek tansiyon, felç riskini oluşturan durumlar, kronik kas ve baş ağrısı bunlardan bazılarıdır. Stres aynı zamanda psikolojik sağlığımızı da olumsuz etkiler. Örneğin aşırı stresin depresyon riskini artırdığı ve bazı kötü alışkanlıklara zemin hazırladığı biliniyor.

Stresle baş etmek istiyorsak önce yaşamımızda var olduğunu fark etmemiz gerekir. Daha sonra ise bununla nasıl baş edebileceğimiz konusunda bazı teknikler öğrenmeye ve uygulamaya sıra gelir.  Ancak burada bu tekniklerin değil,  bazen yaşamımızda göz ardı ettiğimiz ve stresle başa çıkmada önemli bir yere sahip olan‘’dinleme’’ zamanı üstünde duralım.
Dinlenme, bir tembellik değil bir ihtiyaçtır.  ‘Dinlenme’ günlük kullanımda yorulmuş vücudu ve zihni dinlenmeye almaktır; tembel olmak kavramından ise farklıdır. Zaman zaman hepimiz tembellik yapmaya ihtiyaç duyarız ve bu oldukça işlevseldir; aksi takdirde tükenmişlik yaşarız. Sık sık  biten pilimizi şarj etmeye ihtiyaç duyarız; yoksa devam edemeyiz. Çok uzun süre dinlenmeden günlük yaşama  devam ettiğimizde öncelikle bedenimiz yorulur. Ayrıca, küçük büyük, maruz kaldığımız her türlü stres faktörü dinlenmediğimizde daha kötü ve ürkütücü olarak  algılanır ve bu algı sonucu oluşan olumsuz duygularımız da bedenimize zarar verir, bağışıklık sistemimizi zayıflatır. Yorgunluk gitgide birikir. Bazen farkında olmayız ama yaşadığımız fiziksel veya psikolojik sorunlar  bu aşırı yorgunluk ve dinlenme eksikliği sonucunda gelişebilir.

Dinlenme ihtiyacımızı gidermediğimiz takdirde kronik yorgunluk ortaya çıkacaktır. Bunun sonucunda ise unutkanlık başlayabilir, yaşamı düzene sokmada başarısızlıklar yaşayabiliriz ve yapmamız gerekenlere karşı da bir isteksizlik geliştirebiliriz. Bütün bunlardan dolayı dinlenmenin yaşamımızdaki önemi göz ardı edilmemelidir .

Dinlenmenin stresle başa çıkmadaki önemi büyük olsa da her zaman ve herkes için yeterli değildir. Bazı rahatlama ve gevşeme tekniklerinin ise stresle başa çıkmada oldukça faydalı olduğu bilimsel araştırmalar sonucu da ortaya koyulmuştur. Bu teknikleri öğrenip, sizin için uygun olanları stresli hissettiğiniz zamanlarda veya gün içinde herhangi bir zamanda uygulamanız mümkün.

Öncelikle rahatlama için bazı ipuçlarından bahsedelim. Eğer koşullar el veriyorsa yaklaşık yarım saat kadar bir süreyle rahatsız edilmeyeceğinizi bildiğiniz sessiz bir yer bulun. Dilerseniz ışıkları da kapatabilirsiniz. Üzerinize rahat kıyafetler giymeyi tercih edebilirsiniz. Eğer engellenemeyen gürültüler varsa, arka plana müzik veya doğal seslerden oluşan bir kayıt koyabilirsiniz. Telefonunuzu da kapatıp kendiniz için biraz zaman ayırabilirsiniz. Rahat hissedeceğiniz şekilde oturur veya yatar pozisyonda durabilirsiniz. Araştırmalar, vücudu rahatlatmanın zihni de rahatlattığını söylüyor. Eğer bazı düşüncelerden kendinizi alıkoyamıyorsanız, vücudunuza odaklanmak  size yardımcı olacaktır. Eğer fiziksel bir gerginlik veya acı hissiniz varsa, öncelikle zihninizi rahatlatmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Hangi rahatlama tekniğinin kim için faydalı olacağını tahmin etmek ne kadar zor olsa da, farklı teknikleri deneyerek en çok işe yarayan tekniği bulmak en doğrusudur. Bedeninize, düşüncelerinize odaklanırken kendinizi gözlemleyebilir, stres yaratan düşüncelerinizin ve sonrasında oluşan duygularınızın da daha çok farkına varabilirsiniz.  Her bir rahatlama tekniğini deneyerek ve bunun duygularınızda, düşüncelerinizde, bedeninizde yarattığı farkı kontrol ederek bu sürece başlamak size yardımcı olacaktır. Şimdi sık kullanılan bazı gevşeme tekniklerinden bahsedelim. Ancak önemli bir not: bu teknikleri önce bu konuda uzmanlaşmış birinin denetiminde yapmanız hem doğru kullanımı görmek hem de olası olumsuz sonuçları engellemek için iyi olabilir. Örneğin; konuya hakim bir ruh sağlığı uzmanı size en doğru şekilde yol gösterecektir.

Kas Gevşemesi

İlerleyici kas gevşemesi, sistematik bir şekilde vücuttaki farklı kas gruplarını önce kasmayı ve hemen sonrasında gevşetmeyi içerir. Konsantrasyon sorunları, engellenemeyen düşünceler, diğer bazı zihinsel gerginlikler ve beraberinde getirdiği bedensel gerginlik için etkili bir rahatlama tekniğidir. Düzenli bir uygulama, vücudun farklı bölgelerinde oluşan kasılma ve gevşemelere olan farkındalığı artırır. Bu farkındalık da stresle beraber gelen kas gerginliğini fark etmenize ve onu ortadan kaldırmanıza yardım eder. Bedeninizi rahatlatmak zihninizi de rahatlatacaktır. Bu uygulamayı yapmadan önce, geçmişinizde kaz spazmı ve kas problemleri yaşamış iseniz, uygulama öncesinde doktorunuza danışmanız yerinde olacaktır. Progresif kas gevşemesi genellikle rahat bir ortam yaratmayı gerektirir. Sonrasında ise nefes egzersizleri ile devam eder. Karın bölgesinden alınan nefes her zaman için önerilen yöntemdir. Bu sırada kişi duygu, düşünce ve bedeninde neler olduğunu fark etmeye çalışır. Tek tek bazı kaslarını önce sıkar sonra gevşetir. Örneğin; önce kol grubundaki kasları kasar ve nefesle birlikte gevşetir. Bunu birkaç kez tekrarlar. Sonrasında ise ayak, bacak, karın, göğüs, boyun, yüz bölgeleri için benzer işlemler tekrarlanır; yani önce kaslar kasılır, sonra nefesle birlikte gevşetilir. Daha sonra ise tüm vücut nefes alıp vererek gevşetilir. Ancak kasma sırasında çok zorlamamaya dikkat etmek önemlidir.

Derin Nefes Meditasyonu

Tam odaklanmış bir şekilde derin nefes alarak yapılan gevşeme tekniği etkili bir uygulamadır. Bu, her yerde rahatlıkla uygulanabilecek ve kaygılarınızı kontrol altına almaya yardımcı olacak bir yöntemdir. Derin nefes alma, diğer stresle başa çıkma tekniklerinde de sıklıkla kullanılır. Derin nefes almanın özelliği karından derin bir nefes alarak, bedene temiz hava girmesini sağlamaktır. Karından nefes alırken göğüsten alınan nefese göre bedene daha çok oksijen alınır. Bu da kaygı seviyenizin azalmasında etkili olacaktır. Uygulama esnasında sırtınız düz bir şekilde rahatça oturmak, bir elinizi göğsünüze, bir elinizi de karnınızın üstüne koymak bu işlemde en sık kullanılan yöntemdir. Burundan derin bir nefes almakla devam edilir. Nefes alırken karın üzerindeki el hareket edecek, diğer eliniz daha az hareket edecektir. Alınan nefes ağızdan yavaş yavaş verilir. Kişi, her nefeste biraz daha rahatlamaya izin verir. Karından alınan derin nefesler sayesinde sinir sistemi rahatlamaya başlar.

Bu teknik bedeninizi rahatlatmak için uygulanabilecek çok etkili ve basit bir yöntemdir.  Aynı zamanda vücudunuzda neler olup bittiğinin farkına varmanızı sağlayacaktır. Bu noktada, size yardımcı olmayan düşüncelerinize odaklanmak yerine, nötr veya rahatlatıcı şeylere odaklanmak zihninizi rahatlatmaya yardımcı olur. Nefesinizi kontrol altında tutarak zamanla zihninize odaklanmayı ve bedeninizi rahatlatmayı öğrendiğinizi göreceksiniz. Ancak önemli bir nokta, bu egzersizin sıklıkla tekrarlanmasının kalıcı sonuçlar için gerekli olduğudur.

Ritmik Egzersiz

Gevşeme ve rahatlamanın, stresle ve kaygıyla baş etmenin en etkili yöntemlerinden biri de fiziksel egzersizdir. Yürümek, koşmak, bisiklete binmek gibi aktiviteler son derece rahatlatıcıdır. Bu aktiviteleri yaparken hareketlerinize ve nefesinize odaklanmak,  başka düşüncelere odaklanmanızı engelleyebilir. Ancak sizin için en doğru egzersizin hangisi olduğu hem yaşam stilinize, hem sağlık durumunuza bağlı olduğundan, eğer emin değilseniz buna belki de bir sağlık uzmanı eşliğinde karar vermeniz gerekebilir. Bu egzersizleri yaşamınızın bir parçası haline getirmek ve kendinize bunun için bir program yaratmak süreklilik ve motivasyon için önemlidir.  Evde dahi yapabileceğiniz bazı egzersizler sayesinde kendinizi daha iyi hissetmeniz mümkün.

Stres, hayatta kalmak için gereklidir. Ancak stres ne zaman ki sinir sisteminin dengesini bozar ve rahatsız edici boyutlara ulaşır, o zaman yaşam kalitemizi de olumsuz etkilemeye başlar. Hayatımızda her zaman stres yaratan faktörleri ortadan kaldıramayız; fakat bu ve benzeri gevşeme teknikleri ile hem fiziksel hem zihinsel bir rahatlama sağlayabiliriz.

Gaziantep Yaşam Koçluğu Merkezi

Gaziantep Yaşam Koçluğu Merkezi

Sürekli gelişim içinde olmak, hayat boyu öğrenme fırsatını yakalamak, kendi değerlerimizi ve hedeflerimizi belirlemek ve onları gerçek bir plan içinde yaşamak herkesin hayalini kurduğu bir yaşam tarzı… Peki bu yaşam tarzı için neler yapıyoruz? Nasıl bir plan belirliyoruz? Bu yaşam tarzını yaşamak ve ulaşmak için bir yolumuz var mı? İşte tüm bu soruların cevabını koçluk eğitimlerinde ve koçluk serüveninde bulabiliriz.

Yaşam koçluğu bizlerin en yüksek potansiyelimize ulaşmamızı sağlayan bir yolculuk, eğitim ve bilgilenme biçimidir. Kişilerin hedeflerine ulaşmalarını ve zaten içlerinde var olan potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için yapılan bir yolculuktur. Nihai hedef ise, hedefleri gerçekleştirebilmek, bireylerin hayatları boyunca kullanabilecekleri kalıcı yöntemlerle planlı bir şekilde hayatlarını ve kariyerlerini geliştirmektir.

Son zamanlarda koçluk özellikle de kariyer konusunda popüler bir uygulama haline geldi. Ama aslında, kariyere bakarken kişilerin hayatlarına tümden bakmak gerekmektedir. Kariyer konusundaki ilerleme ya da ilerleyememem tüm hayata yayılan bir süreçtir. Yani, bu ilerlemeler ya da gerilemelerden tüm yaşantının yansımayı görülür. Öncelikle, kişinin  kişisel ve bireysel gelişimlerine bakmak gerekmektedir. Koçluğu bu hususta bir destek sistemi gibi görmek ve o şekilde kullanmak faydamıza olur. Hem bireysel olarak, hem de kariyer yolumuzda sorunlarımızı çözmek ve böylece gelişime yönelik bir hayat tarzı benimsemek için kullanılan koçluk her açıdan gelişimi destekler. Yine son yıllarda ifade biçimlerinde sürekli değişim gösteren bir olgu olan koçluğu farklı alanlara ayırmak mümkün, yaşam Koçluğu, Yönetici Koçluğu, Takım Koçluğu Kurumsal Koçluk, Eğitim ve Öğrenci Koçluğu, Ebeveyn Koçluğu gibi alanlardan bahsetmek mümkün. Ancak, yine üstüne basarak belirtmek gerekiyor ki, mutlaka her şeyin özü kendi içimizdedir ve eğer bir başlangıçtan söz etmemize gerekiyorsa, her koçluk serüvenine ya da yolculuğuna kendi içimize bakarak başlamamız gerekir.

Ayrıca, şunu bilmemiz gerekiyor: Başarı tesadüfen gelmez ve ömür boyu öğrenme isteğimizin başarımıza katkısı büyüktür. Bir yandan sürekli kendimizi geliştirmeye açık olmalıyız. Diğer yandan ise yeniliklere ve gelecek her şeye açık olmalıyız. Yani zihnimizi taze tutmalı ve yeniliklere ve geleceğe bakmalıyız. İşte bu konuda da koçluğun ve koçluk eğitimlerinin hayatımıza kattığı büyük farklar vardır. Tam bu noktada biraz da NLP’ye değinmek gerekli: NLP bize koçlukla birlikte bir sonraki adımımızı daha iyi planlamayı ve hayatta ne yapmamız gerektiğini anlatır. Bu cümlede şunu kast ediyorum: NLP bize daha büyük fırsatları ve belki de şu ana kadar görmediğimiz birçok olasılığı keşfetmemizi sağlar. Bir örnek vermek gerekirse: yerde durduğunuzu ve belinize bağlı iplerle ağırlıklarla yerde tutulduğunuzu düşünün. Bu ipleri kesersek ne olur? Belki de bizi tutan belirli ağırlıklar var ve onların ipini kesebilirsek, havaya yükselebiliriz ve aynı hizada duran (belki de arkamızda) her şeyi daha net görebiliriz. İşte NLP bizlere bunu yapmamızda yardımcı olur.

Koçluk eğitimleri alırken nelere dikkat etmeliyiz?
Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor, koçluk eğitimi ya da koçluk yapmak, psikolojik danışmanlık yapmak değildir. Zaten sağlıklı olan bir kişiye istediği yolda ilerlemesi için yardımcı olmaktır bu yolda o kişiye eğitimler ve bilgiler vermektedir. Koçluk eğitimi almak isteyen kişilerin kendilerini sürekli geliştirmek isteyen ve kitap okuma, araştırma yapma gibi konulara yatkın olması beklenir. Çünkü bir kişi koçluk yapacaksa öncelikle farklı bilgilerle kendi ruhunu ve aklını zenginleştirmelidir. Koçluk eğitimlerinde mutlaka dikkat edilmesi noktalardan birisi koçluk sertifikalarının uluslararası alanda geçerli olmasıdır. Aynı zamanda, profesyonel alanda herkese daha farklı bir gelecek sunacak eğitimlere yönelmelerini tavsiye ediyorum.

Uluslararası Koçluk Federasyonu’ndan geçerliliği onaylanmış akredite olmuş olan programları tercih etmek, hem yurt içi hem de yurt dışında geçerli koçluk standartlarında eğitim almayı sağlar. Özellikle dikkat edilmesi gereken nokta uluslararası geçerli olduğu sunulan eğitimlerin akreditasyonlarının olup olmadığını öğrenmektir. Yine üniversite bazında verilen programlar uluslararası akreditasyonlarla desteklendiğinde kurumsal bir çerçevede geçerliliği olan eğitim ve sertifikasyonları kapsar. Geçerli ve akredite eğitimleri alan kişiler koçluk eğitimlerine devam edip, Mentörlük alarak ünvanlama çalışmaları yapabilir ve deneyimleri çerçevesinde ilerleyebilirler. Bu yazı milliyet.com.tr sitesinden alınmıştır.

 

 

Gaziantep Kariyer Polikliniği Gaziantep Merkezli Bir Bireysel Koçluk – Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.